Bor madenleri millileştirilmelidir...
BOR GAZETESİ

 

 

 

 

 

 

 

Bor madenleri millileştirilmelidir... 

 

Sitede arayınız

 

 

 

 

 

 

 

Bor Kapanı kitabı Türkiye'nin bor sorununu ele alıyor:

- Türkiye bor madenlerini neden değerlendiremiyor?

- Ülkemizin bor madenlerini uluslararası kartel ve aracılar nasıl esirleştirdi, bor madenlerimiz nasıl kapana kondu?

- Bu esirleştirme sürecinde yaşanan olaylar, yaşayan insanlar, tarihler ve rakamlar...

- Bor madenlerimizi bu kapandan kurtarmanın yolları... 

 

 "Toplumun etik ve hukuksal kurallarını ihlal eden yolsuzluk yanında, dar bir çevreye büyük çıkarlar sağlanmasına olanak veren, kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarlarına dönüştüren, kıt kaynakların kamu yararına eşitlik ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına engel olan tüm siyasal ve yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele alıp değerlendirmek zorunlu duruma gelmiştir."

 

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER'in TBMM açış konuşması 

Eylül 2000

 


 

-BOR MADENLERİNİ BEKLEYEN TEHLİKE...

ETİ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ GÖZLER: AB ÜLKELERİ, BOR KULLANIMINA KARŞI KAMPANYA BAŞLATTI

-``BOR MADENLERİ ÖZELLEŞMEMELİ, DEVLETİN BOR POLİTİKASI DOĞRU``

-``BOR İŞLETMECİLİĞİNDE ÖZEL SEKTÖRLE İŞBİRLİĞİ YAPABİLİRİZ``

 

Bu haberin yorumu: 

AB Ülkelerinin özellikle bor'a karşı kampanya başlattıkları doğru değil. Bir yandan "bor 250 sanayi ürününde kullanılıyor çok stratejik bir maden, herkesin gözü bor'da" söylemi, bir yanda da "boykot" söylemi.

Bu, Gözler'in bor ürünleri pazarlaması ve üretimindeki beceriksizliğine bulduğu bir kılıf. Ülkeyi yönetme becerisi gösteremeyen politikacıların "DIŞ GÜÇLER" söyleminin "BOR VERSİYONU".

Teknolojiyi yönlendiren sanayi ülkelerinin her ürün için alternatif aramaları kendi doğaları gereği. Bu ülkeler benzine karşı bor yakıtını geliştirirken iyi de, perBorat yerine perKarbonat kullanmaya başlayınca mı kötü?

Eti Holding, bor'da yıllardır dünyanın hammadde deposu işlevini görüyor. Bor ürünleri piyasasından aldığı pay ise sadece % 10. Az pay almasının nedeni kapasite eksikliği değil; kurulu bor ürünü tesisleri bile kapasitenin çok altında çalışıyor: Eti Holding, bırakın üretmeyi, ürettiklerini bile satamıyor. 

Bunun nedeni US Borax ile arasındaki anlaşma; anlaşmayla felç olmuş işletmecilik, refleksleri.  Bu anlaşmayı son olarak US Borax'ın eski pazarlamacısı Cave dile getirdi.  Gene bu anlaşmayla Türk sanayicisine bor ürünü ürettirilmedi, fabrikaları  batırıldı.

Bor madenlerinin özelleştirilmesine Ziya Gözler'in karşı olduğu söylemi ise tam anlamıyla komedi. Kamu oyundaki "bor madenleri özelleştiriliyor" söylemine Ziya Gözler'in Park Grubu ile yaptığı "çerçeve anlaşması" neden oldu. Oysa ne Park Grubu ne de başka bir grup özelleştirme istemedi ve savunmadı. 

Bu çelişkilerin en iyi niyetli açıklaması yönetimdeki beceriksizliğin hamasi söylemlerle üstünün örtülmeye çalışılması. Kötü niyetli açıklamasını da gazeteci Yalçın Bayer'in kaleminden izleyin.

ANTALYA  -ETİ Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ziya Gözler, AB üyesi ülkelerin bor madeni kullanımına karşı kampanya başlattığını söyledi. Antalya Dedeman Oteli`nde düzenlenen Dünya Madencilik Kongresi Organizasyon Toplantısı`nda konuşan ETİ Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ziya Gözler, Dünya bor madeni rezervinin yüzde 63`ünün Türkiye`de olduğunu ve tüvenan 2 milyar ton görünebilir bor rezervi bulunduğunu bildirdi.

Bor madenlerinin Romalılar döneminde de kullanıldığına dikkati çeken Gözler, Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet döneminde, madenlerin devletleştirildiği tarihe kadar geçen süreçte, bor madenlerinin alçı tozu diye yurtdışına kaçırıldığını ya da bu şekilde satıldığını kaydetti.Avrupa`nın her tarafının, Türkiye`den giden bor madeni ile yapıldığına işaret eden Gözler, bor madeninin en az 250 sanayi alanında kullanıldığını belirtti. Dünya`da bor pazarının, maksimum yüzde 1 oranında arttığını ifade eden Gözler, dünya bor üretiminin yüzde 32`sini ABD`nin, yüzde 28`ini de Eti Holding`in gerçekleştirdiğini bildirdi. Gözler, şöyle konuştu:

``Dünya Bor Borsası`nı iki kutuplu halde ABD ve Türkiye belirlemektedir. Eti HoldiNg, bor madenlerini ham cevher olarak satıyor. ABD ise rafineri olarak pazarlıyor. Rafineri bor 400-450 dolar, ham cevher bor ise 200 dolar civarında. Eti Holding, bundan böyle bor madenini ham cevher olarak satmayacak. Bor üretimini 1 milyon 200 bin tona çıkartacağız.``

"AB BOR KULLANIMINA KARŞI"

Bor üretiminde içte ve dışta büyük engellerle karşılaştıklarını anlatan Gözler, AB ülkelerinde bor kullanımına karşı kampanyaların başlatıldığını kaydetti. Gözler, şunları söyledi:

``Hollanda`nın başını çeken bazı AB üyesi ülkeler, bor kullanımına karşı mücadele başlattı. Bor madeninin cam sanayiinde kullandırılmaması için girişimler var. Bu bizi sıkıntıya sokacak. Bor kullanımına karşı olan ülkeler, borlu torbalar üzerine kurukafa işareti koyarak bu madeni tehlikeli göstermeye çalışıyorlar.``

"DEVLETİN BOR POLİTİKASI DOĞRUDUR"

Bor madenlerinin özelleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Eti Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Gözler, devletin izlediği bor politikasının doğru olduğunu savundu. Eti Holding`in bor sahalarında yer alan çeşitli madenleri özel sektöre açtıklarını anlatan Gözler, sözlerini şöyle tamamladı:

``Bor sahası içinde yer alan madenlerin çıkarılmasını özel sektöre açtık. Halen 20 sahada özel sektör çalışıyor. Devletin bor politikası doğrudur. Bor madenleri özelleşmemeli, ancak bu konuda özel sektör ile işbirliğine hazırız. Devletle işbirliği yapılabilir. Ama daha güçlü yatırımlar yapmak şart oldu. Kullanamadığımız, çıkaramadığımız madenler bizim değildir. Türkiye`de madenciliğin sorunlarını Türk madencileri çözer, başkaları değil...``

Kaynak: Ajanslar 8 Ekim 2002

 

Amaç pazarı yok etmek


İSTANBUL- Bor madeniyle ilgili başlatılan kampanyaları gazetemize değerlendiren Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı ve İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güven Önal, AB’nin bu şekilde davranışlarının temelinde, ‘sadece ABD ve Türkiye’nin söz sahibi olduğu bor pazarını yok etme’ çabalarının olduğunu söyledi. Şimdilik Avrupa’da bir rüzgârın estiğini belirten Prof. Dr. Güven Önel, “Tabii bir anda bütün Avrupa’yı sarması mümkün değil. Ancak başta Hollanda, Almanya ve Belçika olmak üzere birçok ülkenin yoğun çabaları var. İçerisinde bor olan ürünlerin ambalajlarına kuru kafa işaretleri koyup tüketiciyi telaşlandırıyorlar” dedi. Konunun ekonomik ve politik bir olay olduğunu ve siyasi bir tepki olarak değerlendirmek gerektiğini düşünen Prof. Dr. Güven Önel şunları söyledi: “Fakat bu şekildeki davranışların temelinde yalnızca Türkiye ve ABD’den temin edilebilen bor madenine bağlı olmak istememe gibi bir düşünce var. Bugüne kadar bor madeninin insan ve çevre sağlığı açısından gözle görülür somut bir zararı tespit edilebilmiş değil. Aksine ilaç sanayinde birçok ilacın katkı maddesi olarak yıllardır kullanılıyor. Eğer sağlığa zararlı ise sağlık için zararlı bir maddenin kullanılması mümkün olabilir mi? Keza deterjan sanayinde kullanılıyor. Çünkü bor dezenfektan bir maddedir. Öyleyse borun çevreyi kirletmesi de mümkün değil. Bütün AB ülkelerinde bu şekildeki bir tavrın temelinde Almanya ve çevresindeki ülkelerin anlamsız çabaları var. Sadece ABD ve Türkiye’nin söz sahibi olduğu bor pazarını yok etme çabaları var. Ancak cam sanayinden uzay sanayine kadar birçok alanda kullanılan bor madenini, Avrupa’nın yok sayması mümkün değil. Bunlar sonuçsuz çabalardır.

 

Tel :  0532 . 2624975  e-mail : borax@boraxtr.com

  borax@boraxtr.com