Bor madenleri millileştirilmelidir...
BOR GAZETESİ

 

 

 

 

 

 

 

Bor madenleri millileştirilmelidir... 

 

Sitede arayınız

 

 

 

 

 

 

 

Bor Kapanı kitabı Türkiye'nin bor sorununu ele alıyor:

- Türkiye bor madenlerini neden değerlendiremiyor?

- Ülkemizin bor madenlerini uluslararası kartel ve aracılar nasıl esirleştirdi, bor madenlerimiz nasıl kapana kondu?

- Bu esirleştirme sürecinde yaşanan olaylar, yaşayan insanlar, tarihler ve rakamlar...

- Bor madenlerimizi bu kapandan kurtarmanın yolları... 

 

 "Toplumun etik ve hukuksal kurallarını ihlal eden yolsuzluk yanında, dar bir çevreye büyük çıkarlar sağlanmasına olanak veren, kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarlarına dönüştüren, kıt kaynakların kamu yararına eşitlik ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına engel olan tüm siyasal ve yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele alıp değerlendirmek zorunlu duruma gelmiştir."

 

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER'in TBMM açış konuşması 

Eylül 2000

 


 

BOR POLİTİKASI

İsmail Hakkı Arslan, (Eti Holding Eski Genel Müdürü)

Bilimsel Ütopya dergisi (Aralık 2003)

"Eti Holding’in 1997 Temmuz’undan bu yana uyguladığı üretim ve pazarlama politikaları, bor madenciliğini gerilere götürmüştür. 1993 yılında 180 milyon dolar olan bor ihracatı on yıldır yapılan 250 milyon dolarlık yatırıma rağmen 2002 yılında 186 milyon dolar olmuştur. Bu durum ciddi bir şekilde sorgulanmalıdır.

“Bizden sonra pazarlama, imtiyazlı aracılar eliyle yapılır hale gelmiş, satış fiyatları geçmiş yıllara göre düşürülmüş, aracılara haksız kazanç temin ettirilirken, Eti Holding’in Lüksemburg’daki kendi pazarlama şirketi olan Etimin’e yeterli bor ve bor ürünü verilmemiştir.

“Birilerini imtiyazlı kılarken kendi şirketlerimiz Etimin’i sıkıştırmak ve zayıflatmak bu dönemde Eti Holding’in politikası olmuş, bunun sonucunda da ihracat gelirimiz büyük ölçüde düşmüş, Eti Holding pazardaki güvenilirliğini yitirmiştir. Başarısızlığın tek sebebi dünya pazarlarının daralması değil, yanlış yatırım ve dünya bor pazarlarını bilmeyen ehliyetsiz ve yanlış kişilerin pazarlamanın başına getirilmesi, göz göre göre şahsi çıkar amaçlı pazarlama politikalarının uygulanmasıdır.”
....

“Bir ton B.P.Hidrat üretimi için 2.57 tüvenan tinkal cevheri gerekmektedir. Tinkalin tonunun ihraç fiyatı 140 dolardır. B.P.Hidrat (etibor 48) 290 dolara ihraç edilmektedir. Pazar ve müşteri portföyü dikkate alınarak, hambor, rafine bor üretim maliyet ve pazarlama analizlerinin yapılmadığı görülmektedir. Türkiye halen bor ve bor ürünü kullanan sanayiini kuramamıştır.”

“Türkiye gelinen bu noktada bor politikaları konusunda bir tercih yapmak zorundadır. Amaç, yabancı şirketlerin sanayi tesislerine ham ve rafine bor ihraç ederek yılda 200-230 milyon dolar ihracat geliri ile yatinmek mi olmalıdır? Yoksa, Türk özel sektörüne, yabancılara uygulanan fiyattan bor ve bor ürünü verilerek, teşvik ederek, yönlendirerek ülkemizde bor sanayiinin kurulmasını sağlamak ve 40-50 milyar dolarlık pazardan önemli büyüklükte pay almak mı olmalıdır.”
....

“Kamu adına bor yatırım, üretim ve ihracatından sorumlu Eti Holding, tekel olmanın verdiği rahavetle yıllardır ham cevher satarak kolayca ulaştığı gelirini ülkemizde bor sanayiinin kurulmasında itici güç olarak kullanamamıştır...  Bugüne kadar dünya ve ülke gerçekleriyle tam örtüşen bir madencilik ve bor politikası oluşturulamadığı için uygulamalar günübirlik anlayış niyet ve davranışlara göre şekillenmektedir.
 

“Örneğin bir dönemde bor cevheri yabancı bir firmaya 540 DM fiyatla satılırken, daha kaliteli bir cevher bir dönem sonra alıcı firma ile Eti Holding arasına imtiyazlı iki aracı firma sokularak fiyat 480 DM düşürülerek işlem yapılmakta, bor yine aynı müşteriye giderken birilrine havadan haksız kazanç temin ettirilmektedir....
.....

Editörün görüşü
Eti Holding eski ( 1993 -1996) Genel Müdürlerinden  İsmail Hakkı Arslan'ın yazısı bor sorununu ve çözüm yollarını en yetkili ağızdan dile getirilmesi yönünden oldukça önemli.

Yazı, bir yandan Eti Holding'in uyguladığı bor politikası sürecinde oluşan kirliliği, bir yandan da kirliliğin giderilmesi için yapılması gerekenleri ele alıyor.

Arslan kirliliği anlatırken özellikle bor pazarlamasındaki aracıların devreye sokulması ile "imtiyazlı kişi yaratılması"nın boyutlarını gözler önüne seriyor, Eti Holding'in bor ürünü yatırımlarındaki "hesapsızlığı" dile getiriyor. 

Yazıya önem kazandıran asıl şey Arslan'ın bor politikasına ilişkin önerileri. Eski bir Eti Holding Genel Müdürü olmasına rağmen, Arslan tüm bu çarpıklıkların giderilmesi için özel sektörün bor ürünleri  üretmesinin teşvik edilmesinde görüyor. "Özel sektör bor uç ürünlerine yatırım yapsın demek yeterli değil, bu öneriler geçmişte de yapılmıştı" diye ekliyor.

İsmail Hakkı Arslan, genel müdürlüğü döneminde Eti Holding'in hala sürüp giden ve  bugün kendisinin de eleştirdiği yanlış politikaları ısrarla uygulamıştı. Bu nedenle fabrikamız kapandı. Şirketimiz battı.

Ancak, geç de olsa hatasını farkeden, bunun düzeltilmesi için yazılar yazan İsmail Hakkı Arslan'ı özellikle açık yürekliliğinden ve cesaretinden dolayı kutluyorum.

Arslan'ın sitemizde yayınlanan diğer yazılarına soldaki açılır menüdeki 'görüşler' den 'ismail Hakkı Arslan' linkinden ulaşabilirsiniz.

Editör.

"Örneğin Bandırma’dan FOB olarak tonu 200 dolara satılan ve % 42 B2O3 içeren dünyada tek üreticisi olduğumuz kolemanit, , Avrupa’da değişik bir firma tarafından öğütüldükten sonra 650 dolara satılmaktadır. Ne yazık ki kurduğumuz bor öğütme tesisi uzunca bir zaman tam kapasite çalıştırılmamıştır...

“Özel sektör bor uç ürünlerine yatırım yapsın demek argümanı tek başına müspet bir sonuç getirmeyecektir. Geçmişte yapılan bu tür teklifler de sonuç getirmemiştir. Sonuç alınmak isteniyorsa, çare ciddi bir program çerçevesinde Eti Holding’in yapamadığını ve yapmak zorunda olmadığını hammadde desteği ile Türk özel sektörüne yaptırmaktır... Türkiye ham ve rafine bor ihracına dayalı politikalarla bir yere varamaz...
....

“Eti Holding pazarlama politikalrında affedilmez hatalar yapmakta, örneğin Avrupa’daki kendi şirketi Etimine SA ya daha pahalı ürün satarken, yine Avrupalı bir şirkete aynı ürünü daha ucuza satabilmektedir. Yine Eti Holding kendisi ile nihai tüketici arasına, gereksiz imtiyalı firmalar sokarak fiyatları düşürmekte, nihai tüketici endüstri firmalarının direkt alım taleplerine olumsuz cevap vermektedir. Pazarlamadaki bu keyfilikler birilerinin yararına ancak ulusumuzun zararına olmaktadır...

“Hiçbir ülke... ulusal kaynaklarını, büyük devletlerin güdümünde ve onların menfaatleri doğrultusunda faaliyet gösteren uluslararası kuruluşların politikalarına ve onların yönlendirdiği çokuluslu yabancı şirketlere bırakamaz.”

Not: Yazıın tamamı çok uzun olduğu için "daktilo" edemedim, içinden sadece pazarlama ve politikaya ilişkin görüşleri seçtim. (Editör)

Tel :  0532 . 2624975  e-mail : borax@boraxtr.com

  borax@boraxtr.com