Bor madenleri millileştirilmelidir...
BOR GAZETESİ

 

 

 

 

 

 

 

Bor madenleri millileştirilmelidir... 

 

Sitede arayınız

 

 

 

 

 

 

 

Bor Kapanı kitabı Türkiye'nin bor sorununu ele alıyor:

- Türkiye bor madenlerini neden değerlendiremiyor?

- Ülkemizin bor madenlerini uluslararası kartel ve aracılar nasıl esirleştirdi, bor madenlerimiz nasıl kapana kondu?

- Bu esirleştirme sürecinde yaşanan olaylar, yaşayan insanlar, tarihler ve rakamlar...

- Bor madenlerimizi bu kapandan kurtarmanın yolları... 

 

 "Toplumun etik ve hukuksal kurallarını ihlal eden yolsuzluk yanında, dar bir çevreye büyük çıkarlar sağlanmasına olanak veren, kamu kaynaklarını belirli çevrelerin çıkarlarına dönüştüren, kıt kaynakların kamu yararına eşitlik ve adalet ilkelerine uygun, akılcı kullanımına engel olan tüm siyasal ve yönetsel yozlaşmaları da yolsuzluk kapsamında ele alıp değerlendirmek zorunlu duruma gelmiştir."

 

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER'in TBMM açış konuşması 

Eylül 2000

 


 

Eti Holding'e karşı açtığımız dava, aynı zamanda bor madenlerinin gerçek sahibinin tüm Türk vatandaşlarına ait olduğunun belirlenmesi davasıdır. 

Hukuk Dosyası

Yurt dışı fiyatlarından tinkal almak için yaptığımız başvurularımız sonuçsuz kalınca, hakkımızı yasal yollardan aramaya karar verdik. 1997 Yılında tazminat davası açarken, 1999 yılında Rekabet Kuruluna başvurduk.

Dava açıldıktan sonra, Eti Holding yöneticileri ve Eti Holding'ten sorumlu bakan değişti. Eti Holding'in yeni yönetimine, dava açmaktaki amacımızın tazminat almak değil, yurt dışı fiyatlarından tinkal almak olduğunu ve tazminat talebimizden her zaman vazgeçebileceğimizi belirttik. Ancak, Eti Holding'in tutumunun tazminatla değil, Türkiye'deki sanayicilere tinkal vermemekle ilgili olduğunu bir kez daha gördük.

Bor Madenlerinin Sahibi Belirleniyor : Türkler mi, Yabancılar mı ?

Ankara Asliye 7 inci Ticaret  Mahkemesi'nde Görülen Dava

 Rekabet Yasası 1995 yılında çıkmış olmasına rağmen, 1997 yılı Mart ayında Rekabet Kurumu hala çalışmaya başlamamıştı. Kurum, ancak 5 Kasım 1997 tarihinde çalışmaya başlayabildi. Bu nedenle, şirketimizin avukatlığını yapmayı kabul eden Prof. Dr. Nurkut İNAN ve Prof Dr. Metin GÜNDAY'ın hazırladığı dilekçe ile 1997 yılı Mart ayında, Ankara 7 inci Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Eti Holding aleyhine 182 milyar liralık tazminat davası açıldı. Mahkeme iki buçuk yıl sürdü. Bir buçuk yıl süren yalan yanlış bir tek bilirkişi inceleme raporundan sonra,  Bor Ltd'in aleyhine karar verildi. Karar verildikten 5 ay sonra gerekçesi yazılabildi (17 Eylül 1999). Kararı veren mahkemenin başkanı Müfit  Sonbay, daha sonra Rekabet Kurumu'na üye olarak atandı. Yargıtay 19 uncu dairesi mahkemenin kararını bozdu. Ancak Aralık 1999'da yapılan itiraz, bir yıl sonra, Aralık 2000 yılında sonuçlandı. Yargıtay ne Eti Holding'e nede Bor Ltd'i haklı buldu. Yargıtay'a göre, rekabet kanununa aykırı işlem bulunup bulunmadığının belirlenmesinde mahkemeler değil, Rekabet Kurumu yetkiliydi. Bor Ltd'nin önce Rekabet Kurumu'na sonra mahkemeye başvurması gerekiyordu. Bu nedenle açılan tazminat davası, Rekabet Kurumu kararının kesinleşmesine kadar müracaata bırakıldı.  

 

Rekabet Kurumu'na Şikayet

1999 Yılı Temmuz ayında, "Eti Holding'in hakim durumunu kötüye kullanarak, rakip işletmelerin piyasaya girişini engellediği" gerekçesi ile Rekabet Kurumu'na başvuruldu. Rekabet Kurumu başvuruyu ciddi buldu. Eti Holding hakkında inceleme başlattı. İnceleme sonucunda hazırlanan rapor, Eti Holding'in "hakim durumunu kötüye kullandığı ve hakkında soruşturma açılması gerektiği" sonucuna vardı. Ancak Rekabet Kurumu başkanı, kurul raportörlerinin görüşüne katılmadı. Rekabet Kurumu'nun neden böyle düşündüğünü öğrenmek bir yıl sürdü. Rekabet Kurumu ancak bir yıl sonra, 17 Ocak 2001 tarihinde gerekçeli kararını açıkladı. Bu karara göre, Eti Holding ile aramızdaki anlaşmazlık Rekabet Kurumu'nun yetki alanına girmiyordu. Çünkü boraks ve bor ürünü üretmek  2840 sayılı maden kanuna göre sadece Eti Holding'in tekelindeydi. Eti Holding de yasal tekel hakkını kullanıyordu. 

Rekabet Kurumu bu kararına 2840 Sayılı yasanın 2 inci maddesindeki "bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır." hükmünü gerekçe gösterdi. Rekabet Kurumuna göre bu maddedeki, "madenlerin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır" kavramı, "tinkalin istihracı, konsantre ve rafine edilmesi, söz konusu ürünlerden bor uç ürünü elde edilmesi ve bunların pazarlanması süreçlerini kapsamaktadır" (!)

Rekabet Kurumu bu görüşünü, sadece Eti Holding Yönetim Kurulu'nun 26 Ekim 1999 tarih ve 61/7 sayılı kararına dayandırdı. Rekabet Kurumu, şikayet edilen Eti Holding Yönetim Kurulu'nun 2840 sayılı kanunu yorum şeklini, kendi kararı olarak benimsedi. (!)  

Rekabet Kurumunun bu kararına karşı, 20 Şubat 2001 tarihinde Danıştay 10 uncu dairesinde yürütmenin durdurulması ve iptal davası açıldı.

 

Rekabet Kurumu'nun bu kararından sonra, (ancak gerekçenin açıklanmasından önce) Eti Holding, Danıştay'dan bu kararı destekleyici yönde  görüş almak istedi. Ancak Danıştay, Eti Holding'in ve Rekabet Kurumu'nun kararı ile tamamen ters yönde görüş bildirdi.   

Danıştay, "Eti Holding AŞ tarafından ham bor ve işlenebildiği ölçüde rafine bor olarak yurt dışına ihraç edilerek satılan bor tuzlarının, aynı biçimde ham bor ve rafine bor olarak yurt içinde isteyen Türk vatandaşı kişi ve firmalara da satılabileceği, Türk vatandaşı kişi veya firmanın satın aldığı boru ülke içinde kuracağı tesislerde işleyip elde edeceği ürünleri yurt içinde veya yurt dışında satabilmesinde hukuki bir engel bulunmadığı sonucuna ulaş"tı (Danıştay 1. Dairesi 1 Mayıs 2000- 2000-50 Esas; 2000-67 Karar)

 

Danıştay ve Rekabet Kurumu kararları ile, hukuk mücadelesinin Türkiye'deki yargıçlar tarafından Türk sanayicisi lehine sonuçlandırılması en büyük dileğimizdir. Ancak konunun teknik ayrıntılarının olması ve Eti Holding'in "kamu kuruluşu" niteliğinin ardına gizlenebilme imkanı davanın uzamasına neden oluyor. Bu nedenle, hemen hemen benzer bir olayda "hakim durumunu kötüye kullandığı" yönündeki Avrupa Topluluğu Adalet Divanının kararına rağmen, Türk Rekabet Kurumu'nun şirketimiz aleyhinde karar vermiş olması, son başvuru yerimizin Avrupa Topluluğu Adalet Divanı olabileceği olasılığının bulunduğunu da gösteriyor.

Umarız, bor madenlerinin Türklere ait olduğuna Avrupalılar karar vermeyecek!

 

Tel :  0532 . 2624975  e-mail : borax@boraxtr.com

  borax@boraxtr.com